Ahmet Davutoğlu, profile picture
Ahmet Davutoğlu is on Facebook. To connect with Ahmet Davutoğlu, log in to Facebook.
Ahmet Davutoğlu, profile picture
Ahmet Davutoğlu is on Facebook. To connect with Ahmet Davutoğlu, log in to Facebook.
Ahmet Davutoğlu, profile picture

Sayın Ahmet Davutoğlu’nun 31 Mart seçim sonuçları ve içinde bulunduğumuz siyasi şartlara ilişkin tespit ve tavsiyeleri:

“İnsanlık tarihinin en yoğun dönüşümlerinin yaşandığı, toplumlar arası iletişim ve etkileşimin olağanüstü bir hız kazandığı, büyük imkanların ve risklerin aynı ölçüde ve eşzamanlı olarak devreye girebildiği bir tarihi sürecin içinden geçiyoruz. Zamanın ruhu tarihi akışın ivme kazanmış olmasıdır. Önümüzdeki dönemde temel farklılaşma zamanın ruhunu kavrayarak bu ivmeyi yönetenler ile zamanın ruhundan koparak bu akışın içinde sürüklenenler arasında ortaya çıkacaktır. Kendi iç gerilimlerini aşarak tutarlı bir yaklaşım ile zamanın ruhuna uygun bir vizyon belirleyen ülkeler önümüzdeki on yılları hatta asırları belirleyecek bir güce kavuşurken, kendi kısır iç gerilimleri içinde enerjilerini tüketen ülkeler tarihin edilgen unsurları haline dönüşeceklerdir. Son dönemde ulusal, bölgesel ve uluslararası düzlemlerde yaşanan krizler tarihin rahmindeki doğum sancılarıdır.

İkibinli yılların başında partimizin zamanın ruhunu ve milletin değerlerini kavrayan bir vizyonla iktidara gelmesi ile birlikte özgüvenimizi tahkim eden bir demokratikleşme, yükselen bir ekonomik kalkınma grafiği ve dünyanın her köşesine yayılan bir uluslararası etkinlik kazanan ülkemiz tarihi akışın ivmesini yakalayan bir performans göstermişti. Ancak, 2013 yılında Gezi olayları ile başlayan, 17/25 Aralık komploları ile devam eden, çukur eylemleri ile tehlikeli boyutlara ulaşan ve nihayet 15 Temmuz hain darbe girişimi ile zirveye çıkan iç gerilimler ülkemizi vizyoner ve atılımcı pozisyondan reaksiyoner ve savunmacı bir pozisyona sürüklemiştir.

Bütün bu süreci yönetebilecek yegane siyasi aktör konumunda olan partimizin de bu komplo süreçlerinde öncü rol oynamış bazı odakların milli iradeyi hiçe sayan tahrik ve manipülasyonları ile enerjisini kendi içinde tüketmeye başlaması hem iç ahengimizi sarsmış hem de vizyon üretme ve uygulama kapasitemizi daraltmıştır.
Bugün kritik bir tarihi eşikte bulunuyoruz. Son üç yıl içinde yaşanılan kritik süreçlerde ülkemiz ve partimizle ilgili değerlendirmelerimi ve endişelerimi Sayın Cumhurbaşkanımıza doğrudan sözlü ve yazılı olarak iletmiş, ancak farklı çevreler tarafından art niyetli tartışmalara gerekçe kılınmaması adına kamuoyu ile paylaşmamayı tercih etmiştim. 31 Mart seçimleri ve ardından yaşananlar ile birlikte ortaya çıkan toplumsal ve siyasal tablo partimizin ve ülkemizin geleceği ile ilgili kamuoyuna açık, şeffaf ve sağduyulu bir muhasebenin yapılmasını gerekli kılmıştır. AK Parti’nin 2. Genel Başkanı ve ülkemizin halk tarafından seçilmiş son Başbakanı olarak bu sorumluluk bilinci ile TBMM’mizin kuruluşunun 99. Yıldönümü arifesinde görüşlerimi aziz milletimizle paylaşmayı kaçınılmaz bir görev addediyorum.

31 Mart seçimleri basiret ve sağduyuyla incelememiz gereken önemli sonuçlar doğurmuş, dikkate almamız gereken önemli mesajlar vermiştir. Partimizin ve ülkemizin geleceği için bu mesajların doğru anlaşılması ve gereğinin yapılması büyük bir önem arz etmektedir. Milletimizin tercihlerindeki değişikliklerden gerekli mesajlar çıkarılmaz, atılması gereken adımlar kararlılıkla atılmaz ise hem AK Parti olarak bizleri hem de ülkemizi zor bir dönem beklemektedir. Bu çerçevede, başta hareketimizin kitleselleşerek iktidara yürümesinin önemli sembolleri olan ve çeyrek asırdır kadrolarımızın yönetiminde bulunan İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlıklarında alınan sonuç olmak üzere, partimizin toplumsal desteğinde görülen azalma gerçeğiyle yüzleşmek ve bunu sağduyulu bir şekilde değerlendirmek durumundayız.

Her şeyden önce tekrar hatırlamak zorundayız ki AK Parti konjonktürel siyasi şartlarda ortaya çıkmış nevzuhur bir siyasi oluşum değildir. Aksine, nesillerin birbirine aktararak getirdiği alın ve zihin terinin, zor şartları aşa aşa oluşan anonim bir birikimin milletle ve tarihle buluşmasının eseridir. Bu nedenledir ki varoluş gerekçesi ve geleceği herhangi bir faninin, sınırlı bir toplumsal kesimin, bir ekonomik çıkar grubunun hatta tek bir neslin kaderine, tercihlerine ve takdirine bağlı değildir ve olmamalıdır. Geriye doğru derinliğine gidildiğinde geçmiş nesillerin emeği, ileriye doğru bakıldığında gelecek nesillerin umutları üzerinde yükselen bu hareket ikbal hesaplarına, gittikçe kabaran egolara ve kısır çekişmelere kurban edilmemelidir.

Hepimiz partimizin yükseldiği zemini tahkim eden geçmiş nesillere ve bugününü omuzlarda taşıyan isimsiz kahramanlara çok şey borçluyuz. Genel Başkan olarak yürüttüğüm 7 Haziran ve 1 Kasım 2015’teki iki genel seçim kampanyasında bu isimsiz kahramanların vefakar yüzlerinde bu büyük mirasın derinliğini görme şerefine nail olmuştum. Şu an bile yağmur altında coşkulu bir şekilde saatlerce meydanı dolduran İzmir Bergamalı kadınlar, Sur’da hain terör örgütünün kazdığı çukurlara karşı verdiğimiz mücadele sürerken Ulu Cami önünde beni bir miting kalabalığı ile karşılayıp kucaklayan yiğit Diyarbakırlılar, Sancaktepe’de mitingimizde ellerini göğe doğru kaldırarak dua eden yaşlı İstanbullu amcalar, bir gece karanlığında Karadeniz’in coşkusunu meydana taşıyan muhabbet yüklü Trabzonlular ve beni 7 Haziran’daki hüzünde de 1 Kasım’daki coşkuda da vakarla Ankara’ya uğurlayan aziz Konyalılar ve 81 ilde beni kucaklayan ülkemin vefakar insanları gözlerimin önündedir.

Elde edilen her başarıyı, makamı ve mevkiyi hasbi fedakarlıklarla önümüzü açmak için her türlü çileye katlanan geçmiş nesillere, her seçimde cansiperane çalışan bu isimsiz kahramanlara ve onları heyecanla örgütleyen teşkilatlarımıza borçluyuz. Bu satırları yazarken dahi bu borçluluk duygusundan kaynaklanan ağır sorumluluğun yükünü omuzlarımda hissediyorum. Bu bağlamda partimizin ve ülkemizin geleceği ile ilgili tespitlerimi milletimizin derin vicdanına arz ediyorum.

• Siyasi hareketleri ve partileri tarih sahnesinde başat aktör kılan beş temel unsur vardır: (i) kendi içinde tutarlı bir ilkeler ve değerler manzumesi, (ii) bu değerler manzumesinin ruhu ile uyumlu bir söylem, (iii) toplumun her kesimine açık bir sosyal ilişkiler ağı, (iv) bu ağı etkin bir şekilde yöneten sağlam bir teşkilat yapısı ve (v) zamanın ruhuna uygun politikalar geliştirilebilmesini sağlayan özgür düşünce ve ortak akıl.

• Partimizi siyasi tarihimizdeki diğer partilerden ayırt eden ve uzun iktidar dönemlerimize zemin oluşturan sır bu temel özelliklerde gizlidir. Ancak son yıllarda yaşananlar bu temel özelliklerde ciddi bir zaafiyetin yaygınlaşmakta olduğunu ortaya koymuştur. Son olarak mahalli seçim sürecinde ve sonrasında her açıdan gözlenen savrulma ve dağınıklık aslında bu zaafiyetin yansımalarıdır.

• Öncelikle siyasi ahlakın temelini dokuyan ilkeler ve değerler konusunda söylemde ve eylemde yaşanan sapmalar toplumsal vicdan ile buluşulmasını engelleyen en önemli bariyerdir. Ben-merkezci kibirli bir dil ile tevazudan kopuş, mahviyet vurgusu yaparken en küçük birimlerdeki siyasilerin bile adlarını sokaklara, okullara ve binalara verme yarışı içine girmeleri, sürekli görünür ve bilinir olma dürtüsüyle gündeme gelmek için her türlü çabanın gösterilmesi, kullanılan dil ile sergilenen tavır arasındaki uçurumun alabildiğine açılması, kutsal değerlerimizin siyasi çıkarlar uğruna hoyratça kullanılması, alınan görevlerin kişiye has olduğu unutularak bütün bir aile ve çevrenin etki kurma çabaları, siyasi rakip görülen kişilerin yıpratılması için sosyal medya operasyonları dahil her türlü iftiranın yaygınlık kazanması, bir ömrünü bu davaya adamış ve ortak mücadele vermiş insanların toplumsal itibarlarının yok edilmesine dönük ithamlara sessiz kalınarak dolaylı destek verilmesi ve geçmişte en önemli değerimiz olarak gördüğümüz vefa duygusunun ciddi şekilde zedelenmesi üzerinde açık yüreklilikle düşünülmesi gereken hususlardır.

• Temel değerler ve ilkeler düzeyinde yaşanan savrulma siyasi söylemimizi de doğrudan etkilemiştir. Son yıllarda partimizin insan-odaklı, insan haklarına dayalı, özgürlükçü, reformcu, kuşatıcı, kendinden ve geleceğinden emin siyasi söyleminin yerini devletçi, güvenlikçi, statükocu ve salt beka endişelerine dayalı bir söylem almıştır.

• Devlet milleti oluşturan insanların ortak iradesinin tecessüm etmiş halidir ve o irade olmadıkça varlığını sürdüremez. Devlet bizim dışımızda var olan değil, toplumu oluşturan bireylerin iradesiyle var olan bir siyasi organizma ve toplumdan meşruiyet aldığı ölçüde kalıcı olabilecek bir idari mekanizmadır. Şeyh Edebali’nin ilkesini yeniden yorumlayarak diyebiliriz ki insanı, onun temel haklarını ihmal eden veya ikincil konuma indirgeyen hiç bir devlet baki olamaz.

• Partimizi Türkiye’nin her yerinde birinci parti kılan toplumsal kapsayıcılık ve ilişkiler ağında da ciddi bir daralma yaşandığı gözlenmektedir. Son seçimlerde alınan neticeler Cumhur İttifakı olarak dahi sahil kesimlerinden koparak İç Anadolu ve Karadeniz’e doğru daralan bir siyasal etkinlik alanına sıkışmakta olduğumuzu göstermektedir. İç Anadolu’da ise ittifak-içi dengenin partimiz aleyhine değişmekte olduğu bir vakıadır. Bu coğrafi ve toplumsal destek daralmasının gerek söylem gerekse eylem düzeyindeki sebepleri üzerinde titizlikle durulmazsa bu daralma bir siyasi kıskaca dönüşecektir.

• Bu toplumsal destek daralmasını durduracak en önemli faktör bulundukları sosyal doku ile kaynaşmış ve kritik süreçlerde dinamik bir rol üstlenmeye hazır bir teşkilatın varlığıdır. Ancak son dönemde 15 Temmuz’daki milli direnişe bedenlerini ortaya koyarak öncülük eden il başkanlarımızın ve teşkilatlarımızın metal yorgunluğu gibi muğlak ifadelerle küstürülerek devre dışı bırakılması teşkilatlarımızın derin vicdanında ciddi bir yara açmıştır.

• Daha da tehlikelisi, kendisini partimizin kurullarının üstünde gören ve adeta paralel bir yapı gibi partiyi yönetmeye çalışan bir odağın ortaya çıkması ve partinin seçilmiş yetkililerini ve kurullarını devre dışı bırakmaya kalkışması teşkilat kurumsallaşmasının özünü sakatlamıştır. Teşkilatlarımızda son iki seçimde gözlenen heyecansızlık biraz da daha önce büyük fedakarlık gösteren teşkilat unsurlarına yapılan vefasızlık dolayısıyla yaşanan hayal kırıklığının eseridir.

• Öte yandan, genel ve yerel seçimlerle halktan doğrudan yönetme yetkisi almış kişilerin parti kurullarında ve belediye meclislerinde atılan adımlarla önce yetkilerinin daraltılması sonra da doğrudan veya dolaylı itham ve baskılarla görevden ayrılmak zorunda kalmış olmaları siyasetin kurumsallaşmasına zarar verdiği gibi milli iradenin üstünlüğü ilkesine ve partimizin sosyal doku ile irtibatına da ciddi darbe vurmuştur.

• Partimizin en önemli kurucu ilkelerinin başında ortak akıl arayışı gelmektedir. Partimiz, kurumsal istişare mekanizmaları ve ortak akıl arayışı sayesinde birçok çetin krizi aşarak milletimizin teveccühüne mazhar olmuştur. Ancak, maalesef son dönemlerde, ortak aklın işletilmesine imkân veren AK Parti kurulları ve istişare mekanizmaları ya tamamen devreden çıkmış ya da tek bir görüşün onay makamı haline gelerek işlevini yitirmiştir. Bu çerçevede, partimizin kurumsal yapısı, teşkilatlarımızdan gelen önerilerin siyasete yansıtıldığı gerçek işlevine yeniden kavuşturulmalıdır.

• Milletin gözyaşı, emeği, aklı ve yüreği ile kurulan partimiz ve ülkemiz, hırslarına esir düşmüş dar ve çıkarcı bir çevrenin ikbal kaygılarına terk edilemez. Bu çerçevede, vakit kaybetmeden, partimizin kurumsal yapısı güçlendirilmeli, istişare ve ortak akıl mekanizmaları etkin bir şekilde çalıştırılmalı, teşkilatlarımız asli niteliğine ve işlevine kavuşturulmalı ve milletimizle olan bağımız tevazu temelinde yeniden inşa edilmelidir.

• Partimizin seçim sonuçları vesilesiyle yapacağı muhasebe ittifak siyasetini de içermelidir. Siyasi partiler arasında diyaloğun, yapıcı işbirliğinin ve karşılıklı anlayışın gelişmesi demokrasimiz ve milli birliğimiz açısından son derece önemlidir. Bu anlamda 15 Temmuz sonrası yaşanan Yeni Kapı ruhu ile tecessüm eden yakın diyalog ve işbirliği ortamı doğru olmuştur. Bununla birlikte seçim sonuçları, ittifak siyasetinin hem oy oranı hem de parti kimliği açısından partimize zarar verdiğini ortaya koymuştur. Partimiz, ittifak içi yarışta da ittifaklar arası yarışta da hedeflerine ulaşamamış, yönettiği bir çok belediyeyi kaybetmiştir.

• Ayrıca, ittifak siyaseti partimizi dar bir siyasi dile ve kimliğe hapsederek, ülkenin her bölgesini ve toplumun her kesimini kucaklayan özgün duruşumuza zarar vermiştir. Bu çerçevede, partimiz seçim sonuçlarını doğru analiz ederek ittifak siyasetini gözden geçirmelidir. Farklı siyasi partilerle ülkemizin ortak gündemi konusunda yakın işbirliği geliştirilirken, partimizin özgün siyasal kimliği ve felsefesi de korunmalıdır.

• Özetle bugün partimiz her açıdan bir yenilenme ihtiyacı içindedir. Seçimsiz geçmesi beklenen dört yıl böylesi bir yenilenme ihtiyacı için gerekli zamanı sağlamaktadır. Bu dönemde AK Parti kökten bir yenilenme süreci yaşarsa kaybettiği söylem ve politika dinamizmini yeniden kazanabilir. En önemlisi de hızla kaybetmekte olduğu moral üstünlüğü tekrar elde edebilir. Bu büyük tarihi mirasın ve emanetin fani kişiliklerimizden bağımsız olarak sahipsiz kalması beklenemez.

Ülkemizin geleceği açısından bakıldığında ise, şu hususlardaki kanaatlerimi paylaşmayı gerekli görüyorum.

• Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte gelen ittifak yapılanmaları beklenenin aksine siyasi yelpazedeki dağınıklığı gideremediği gibi siyasi kutupların oluşmasına ve toplumu bir arada tutan ortak değerlerin yıpranmasına yol açmış görünmektedir. Seçim sürecinde ittifak yapılarının cepheleştirici karakterinden kaynaklanan sert söylemler siyasi kutuplaşmayı tehlikeli boyutlara taşıyarak, toplumsal barışımızı ve ortak aidiyet bilincimizi zedelemiştir.

• Seçimlerde yarışanlar düşmanlar değil, siyasi rakiplerdir. Kazanan ise sandıktan kim çıkarsa çıksın milletimiz ve demokrasimizdir. Bu sonuca saygı duymak da herkesten önce siyasilerin görevidir. Beka endişeleri demokrasiyi askıya alma heveslerinin gerekçesi olamaz. Aksine devletimizin bekasının temeli demokratik meşruiyettir.

• Beka söylemi ile rakip partileri düşmanlaştırmanın, siyasi rekabeti aşan kutuplaşmaların nelere sebep olabileceğini ne yazık ki Ankara’da aslında hepimizi birleştirmesi gereken bir şehit cenazesinde gerçekleşen çirkin saldırıda yaşadık. Ana muhalefet liderine dönük bu saldırıyı bir kez daha kınıyor, herkesi demokratik düzen içinde hareket etmeye ve kutuplaştırıcı siyasi söylemlerden uzak durmaya davet ediyorum.

• Milletlerin huzuru, devletlerin bekası ve toplumların düzeni için en temel unsur ortak aidiyet bilincidir. Hepimizin her an zihnimizde tutması gereken en temel gerçek şudur: Türkiye Cumhuriyeti, 82 milyon vatandaşın ortak iradesinin ve sahiplenmesinin eseridir. Dolayısıyla, insan onuru ile taçlandırılan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı kimliği taşıyan hiç kimse hiç bir makam ve güç sahibi tarafından tahkir edilmemeli; inancı, cinsiyeti, engeli, dili, ırkı, siyasi düşüncesi, felsefi anlayışı ve hayat tarzı sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakılmamalı, herhangi bir şekilde nefret söylemine muhatap kılınmamalıdır.

• Bu ortak aidiyet bilincine dayalı toplumsal düzenin ilk erdemi ve esası adalettir. Sağlam bir adalet felsefesine dayanmayan hukuk yapısı ile insan hayatının, aklının, inancının, neslinin ve mülkünün teminat altına alınmadığı sosyal ve siyasal düzenler iç ve dış her türlü müdahaleye, saldırıya ve kaosa açık hale gelir. Hukuk güç biriktirme alanı değil, gücü denetleme ve ahlaki çizgiye getirme alanıdır. Yargının kontrol altına alınması çabası hangi gerekçeyle ve kim tarafından yapılırsa yapılsın en büyük suç olarak görülmelidir.

• Yakın tarihimizde ülkemizin ve milletimizin geleceğini tehdit eden en hain girişimi 15 Temmuz gecesi durduran güç milletçe gösterdiğimiz onurlu direniştir; bu direnişi nihai zafere taşıyacak olan ise bu yargı sürecinde adalet terazisinin doğru işletilmesidir. Bir hakim ve savcı hüküm verirken ya da iddianame hazırlarken davanın mahiyeti ve nihai adalet ölçüsü dışında hiç bir kaygı taşımamalı ve hiç bir müdahale veya telkine maruz bırakılmamalıdır.

• FETÖ ile tavizsiz verilmesi gereken mücadelede farklı kişilere farklı kriterler uygulanması, yürütülen mücadeleye zarar vermektedir. Bu konuda hukukun en temel ilkesi olan ‘suçların şahsiliği’ ilkesi özenle korunmalıdır. Bazı durumlarda, örgüt okullarında okumuş, kardeş ya da akrabaları örgütün ve darbe sürecinin önemli elemanları arasında olan kişilerin en üst düzey devlet görevlerine atanmasında sakınca görülmezken alt düzey bir memurun yakınlarından birinin yine alt düzey bir ilişkisi sebebiyle işten çıkarılması kamu vicdanında FETÖ ile mücadele konusunda soru işaretleri oluşturmaktadır.

• Türkiye’nin sivil, demokratik ve bütüncül bir anayasa ihtiyacı her zamankinden daha fazladır. Sistem değişikliğini içeren son anayasa değişikliği paketinin TBMM’ne sunulmasından hemen sonra kaygı ve önerilerimi sözlü ve yazılı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza da arz etmiştim. Ne yazık ki geçen sürede yaşadıklarımız bu endişelerimi haklı çıkarmıştır. Üzülerek belirtmeliyim ki yeni sistem, hem yapılanması hem de uygulama tarzı itibariyle milletimizin beklentilerini de karşılamamaktadır. Bu çerçevede, sistem değişikliğine ilişkin ciddi ve samimi bir muhasebe yapmamız gerekmektedir.

• Bu muhasebede ilk başlamamız gereken nokta, hukuk devleti ilkesinin varlığı ve korunmasıdır. Hukuk devletinin korunabilmesi ise kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden inşasına bağlıdır. Türkiye 12 Eylül Anayasasının yürütmede yol açtığı çift başlılıktan dolayı yönetim krizleri yaşamıştı. Yeni sistem bu sorunu çözmüş olmakla birlikte yürütmeyi yasama ve yargı karşısında baskın kılarak kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelemiş, denge ve denetim mekanizmalarını işlevsizleştirmiştir.

• Kuvvetler ayrılığını garantiye almak üzere, yasama erki yürütme ve yargı erkleri karşısında dengeleyici bir otonomiye sahip kılınmalıdır. Bu çerçevede seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu da tekrar gözden geçirilerek tek tek milletvekillerinin temsil gücü tahkim edilmeli ve yasama süreci içindeki etkinliği güçlendirilmelidir.

• Bu muhasebe çerçevesinde ele almamız gereken bir diğer konu devlet mimarisinin yeniden tanzimi meselesidir. Devlet, daimiyetini sürdüregeldiği teamüller ve kurumlar üzerinden tarih sahnesine yansıtır. Bu teamüllerin ve kurumların değişen şartlara göre yeniden tanzim edilmesi tarihin doğal akışının getirdiği bir zorunluluktur. Bu tanzimde süreklilik-değişim dengesinin özenle korunması gerekir. Bu dengenin süreklilik lehine bozularak ihtiyaç duyulan değişimin geciktirilmesi statükoculuğa ve donukluğa yol açarken, dengenin değişim lehine bozulması devlet yapısının yaz-boz tahtasına dönmesine yol açar, devletin daimiyetini zaafa uğratır.

• Devlet yeniden tanzim edilirken statükoculuğa dayalı kurumsal asabiyet terk edilmeli, ancak kurumsal kültür ve hafıza özenle korunmalıdır. Bu tanzim, konjonktürel, keyfi ve ani kararlarla değil, devlet tecrübe birikimini ve zamanın gerekliliklerini göz önünde bulunduran ve ortak aklı harekete geçiren bir basiret içinde gerçekleştirilmelidir.

• Bu bağlamda devlet mimarimizin süreklilik arz eden en önemli özelliklerden birisi devlet başkanlığı makamının toplumun bütününü temsil etmesi ve her kesimi kucaklamasıdır. 12 Eylül anayasasının doğasını bozduğu parlamenter sistemden Başkanlık sistemine geçerken dikkat etmemiz gereken en hassas konulardan birisi devlet geleneğimizden gelen her kesimi kuşatıcı devlet başkanlığı ile parti kimliğine dayalı başkanlık sistemi arasında çatışma yaşanmasının engellenmesidir.

• Demokratik başkanlık sistemlerinde gözlendiği gibi Cumhurbaşkanının parti üyeliğine sahip olması bir sorun teşkil etmemekle birlikte genel başkanlık görevinin de aynı kişi tarafından yürütülmesi hem devlet işleyişi hem parti kurumsallaşması açısından sakıncalar doğurmaktadır. Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin birinci derecede tarafı olarak seçim ortamının gerektirdiği yoğun ve çoğu zaman da sert siyasi polemiklere girmek durumunda kalması, devlet geleneğimiz içinde toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durması gereken Cumhurbaşkanlığı kurumunun toplumun en az yarısı ile psikolojik bir kopuş yaşamasına yol açmaktadır.

• Bu çerçevede, yeni sistemin en asli unsurlarından biri olarak görülen partili cumhurbaşkanlığı uygulaması mevcut Cumhurbaşkanımızın şahsından bağımsız olarak yeniden değerlendirilmeli ve Cumhurbaşkanlığı ile parti genel başkanlığı görevlerinin bir arada yürütülmesinin doğurduğu sakıncalar giderilmelidir.

• Devlet mimarisinde kurumsal nitelikli yatay iletişim ve dikey hiyerarşik ilişkilerin yeniden tanımlanması, siyasi/teknokrat kimlikler ve işlevler arasına sıkışmış görünen bakanlıkların sistem içindeki rolünün açıklığa kavuşturulması, yeni ihdas edilen politika kurullarının devlet mimarisi içindeki konumlarının belirlenmesi gibi hususlar netleştirilmedir. Bütüncül bir tasavvura ve estetik bir işleyiş mekanizmasına sahip olmayan devlet mimarisinin kalıcı olması mümkün değildir.

• Ülkemizin bulunduğu coğrafya sebebiyle başka hiçbir ülke ile kıyas kabul etmeyecek güvenlik sınamaları ile karşı karşıya olduğu açıktır. Bu sınamalar karşısındaki en güçlü direnç unsurumuzu oluşturan ordumuzun 15 Temmuz’da herhangi bir ordunun karşı karşıya kalabileceği en derin travmayı aşarak yeniden iç düzenine kavuşmuş olması her türlü takdirin üzerindedir. Ülkemizin ve milletimizin bir daha darbe teşebbüslerine muhatap olmaması için yapılması gereken en esaslı dönüşüm, ordu-siyaset ilişkilerinin demokratikleştirilmesi ve sivil siyasi iradenin bütün bürokratik mekanizmalar üzerinde nihai etkileyici ve belirleyici kılınmasıdır. Karşı karşıya kaldığımız güvenlik riskleri bağlamında, 23 Temmuz 2015’te PKK, DAEŞ ve DHKP-C’ye karşı, 17-25 Aralık 2013’teki komplolar ve 15 Temmuz 2016’daki hain darbe teşebbüsünden sonra da FETÖ’ye karşı başlattığımız haklı mücadele ara vermeksizin sürmelidir.

• Ancak, bu mücadele sırasında özgürlük-güvenlik dengesinin hassas ölçülerine özen gösterilmesi yürütülen mücadelenin geniş halk kesimlerince benimsenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Farklı görüş beyanının terörle özdeşleştirilmesi ve siyasi farklılıkların ihanetle anılır hale gelmesi hem milli birliğimize zarar vermekte hem de kriz dönemi algısının süreklilik kazanması üzerinden demokrasiye, siyasete ve ekonomik hayata büyük darbe vurmaktadır.

• Güvenlik endişelerinin son yerel seçimler sonrası kamu görevinden olağanüstü hal şartlarında mahkeme kararı olmaksızın ihraç edilenlerin ellerinden seçme ve seçilme gibi anayasal bir hakkı dahi almaya evrilmesi kabul edilemez. Böylesi bir keyfiliğin uzun vadede idari kararlarla nasıl yanlış uygulamalara sebep olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Anayasa herkes için temel bir metindir, keyfi şekilde yorumlanamaz.

• Bir an önce özgürlük alanının genişletilmesi iftiharla sahiplendiğimiz özgüvenimizin ve en önemlisi de birbirimize olan güvenimizin yeniden tesisi için şarttır. Düşüncelerini ifade eden gazeteci, akademisyen, kanaat önderi, siyasetçi kim olursa olsun hiç kimse işini kaybetme, yaftalanma, sosyal medya linci ve hakaret tehditleri ile karşılaşmamalıdır. Eleştiri ve fikirlerini ifade etme özgürlüğü sonuna kadar korunmalıdır.

• Özgür düşüncenin, eleştirinin temel unsuru olan ve gelişmiş demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak nitelendirilen basın ise tek elden yönetilen bir propaganda aracı haline gelmiştir. Gerçek basın özgürlüğü demokrasimizin bağışıklık sistemidir. Bunu yok etmek, usulsüz ve baskıcı metotlarla basında tekelleşmeye yönelmek Türkiye’nin zihni kapasitesini daraltmaktadır.

• Bu çerçevede, güvenlik konusundaki kazanımlarımızı kaybetmeden özgürlük alanlarının genişletildiği yeni bir özgürlük-güvenlik dengesi kurulmalıdır.

• Sivil toplumun gücü yüksek binalarda değil derin vicdanlarda tecelli eder. Katılımcı demokrasi, sivil toplumun siyaset kurumunu meşru yöntemlerle ve şeffaf bir biçimde etkilediği ve kamu yönetimini denetlediği bir ortamda gerçekleşir. FETÖ gibi gizli yapıların devlet gücünü gayrimeşru biçimde ele geçirmek amacıyla siyaseti vesayet altına almaya çalışması da devletin sivil toplumu güdümü altına alarak araçsallaştırması da demokrasiye zarar verir. Sivil toplumun devlete eklemlenmesi ve farklı kaygılarla görüş beyan edemez hale gelmesi sivil toplumun ruhunu ve vicdanını yok etmektedir.

• Siyasetin toplumumuz nezdinde tekrar itibar kazanmasında ana faktör partimizin siyaset literatürüne kazandırdığı en önemli şiarlardan birisi olan 3Y (yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk) ile mücadeleye yaptığı vurguydu. Bugün bu üç hedef konusunda da hangi konumda bulunduğumuzun samimi bir muhasebesini yapmaksızın siyasete yeniden itibar kazandırmak ve topluma yeni bir güven verebilmek çok güç görünmektedir.

• Bir devletin yönetim etkinliğinin en öncelikli şartı siyasette ve kamu yönetiminde ehliyet ve liyakat unsurlarının esas alınmasıdır. Bunun aksine kamu yönetimde hısım ve akraba kayırmacılığının yaygınlaşması her türlü yozlaşmanın ve güç zehirlenmesinin hem en önemli sebebi hem de en çarpıcı göstergesidir. Bu yozlaşmanın yaygın bir nitelik kazanması rasyonel denetim mekanizmalarının işlemesini de imkansızlaştırır. Siyaset kurumunun ve bürokrasinin rasyonel işleyişi için, yakın akrabalık ilişkisine sahip olanlar devlet yönetiminde ast-üst hiyerarşisi içinde yer almamalı, personel alımlarında kişinin kökenine, bölgesine ve şehrine odaklanılmasının önüne geçilmeli, istisnai atamalar açık ve şeffaf bir şekilde belirlenmelidir.

• Diğer taraftan özel alanda kalması gereken aile ilişkilerinin kamusal ve resmi alana yansıtılması da hem aile hayatına zarar vermekte hem de hukuki sorumluluk alanının dışına taşan ilişkilerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Siyasetçilerin ve kamu görevi yürütenlerin aile mensupları devlet imkanlarından yararlanmada ne özel bir ayrıcalığa sahip olmalıdır ne de yıpratıcı bir eleştiriye muhatap kılınmalıdır.

• Siyasi etikle ilgili bütün bu konuların en kesin çözümü şeffaflık ilkesinin toplumsal hayatın her alanına egemen olmasıdır. Şeffaflık ahlaki bir ilke olma yanında FETÖ ve benzeri her türlü vesayet girişimini engellemenin de en temel vasıtasıdır. Hangi amaçla olursa olsun, her türlü darbe girişimini engelleyecek en önemli unsur sivil toplumdan devlet kurumlarına, şirket yapılarından hayır kuruluşlarına, yerleşik geleneksel basın mecralarından sosyal medyaya kadar hayatın her alanında şeffaflığı egemen kılmaktır.

• Öte yandan kamu ihalelerinin toplumun bilgisi olmadan gerçekleşmesi, ihale kanunundaki istisnaların kanunun kendisini fiilen işlemez hale getirmesi, kamuoyunda devlet bütçesi ile yapılan işlerin sürekli aynı şirketlere verilmesi gibi yolsuzluk algısına yol açan olgular da acilen yüzleşilmesi ve gereğinin yapılması gereken hususlardır.

• Bu çerçevede kamu kaynaklarının denetime açık bir şekilde kullanımı, kamu imkanlarının kişisel çıkar ve şöhret için kullanılmaması ve kamu görevi üstlenenlerin özel hayatlarındaki ekonomik faaliyetler ile yürüttükleri kamu görevleri arasında çıkar çatışmasının olmaması gibi temel ilkeleri de kapsayan siyasi ahlak, şeffaflık, siyasetin finansmanı ve imar rantlarının vergilendirilmesi yasaları acilen çıkarılmalıdır. Böylece, siyasi ahlak kuralları, şahsi yoruma ihtiyaç hissedilmeyecek ve kişilerin şahsi ahlak anlayışlarına terkedilemeyecek şekilde tanımlanmalı ve güçlü teamül ve kurallarla tahkim edilmelidir.

• AK Parti’nin toplum nezdinde teveccüh görmesinin arkasında yatan en önemli başarı alanlarından biri ekonomi politikaları olmuştur. AK Parti 2002 yılında iktidara geldiğinde; ekonomide art arda yaşanan krizler toplumu umutsuzluğa sevk etmiş, kişi başına milli gelirimiz on yıl öncesinin seviyesine gerilemiş, dış politikadan güvenliğe kadar birçok alanda Türkiye’nin hareket kabiliyetini sınırlamıştı.

• Ekonomide sağlanan göz kamaştırıcı başarının temelinde güven duygusunun yeniden tesis edilmesi yatıyordu. Bugün ne yazık ki bu alanda da geçmiş dönemde ulaştığımız seviyenin çok altında olduğumuzu görmekteyiz. Bunun en çarpıcı örneği ise 2018 yılındaki ABD doları cinsinden kişi başına milli gelirimizin 2007 yılındaki seviyesinin altına gerilemiş olmasıdır. Toplumun bütün kesimleri ekonomideki kriz ortamını bizzat yaşarken bu gerçeği inkâr etmek, yönetime olan güveni sarsmaktan başka bir şeye yaramaz. Yaşanan ekonomik krizi, varlığını inkâr ederek yönetemeyiz.

• Yaşadığımız ekonomik krizin temelinde bir yönetim krizi yatmaktadır. Ekonomi politikalarıyla ilgili kararların gerçeklikten uzak, piyasanın uygulamalarına ve ekonomi biliminin yasalarına aykırı biçimde alındığı, uygulamalarda keyfî ve tarafgir davranıldığı kanaati yayılmışsa yönetime olan güven kaybolur. Güven yeniden tesis edilmeden ekonomiyi yeniden düze çıkarmak mümkün değildir. Topluma güven verebilmek için önce ekonomi yönetiminde özgüvene ihtiyaç vardır. Ancak özgüvenin de bilgiyle ve deneyimle hak edilmiş olması ve gereğinin yerine getirilmesi şarttır. Bilgi ve deneyimle desteklenmeyen, kişisel yakınlıklardan devşirilen özgüven sadece abartılı bir gösteri ve ciddiyetten uzak bir görüntü olarak kalır.

• Görüntüyü kurtarmak için zaten zor durumda olan kesimleri suçlayıcı ve buyurgan bir dil kullanmak, piyasa kuralları içinde oluşması gereken dengeleri baskı uygulayarak piyasaya rağmen oluşturmaya çalışmak, Türkiye’nin kalkınması için yararlanması gereken küresel yatırımcıları ürkütmek ise kesinlikle kaçınılması gereken çıkmaz yollardır. Vatandaşlarımızın ekonomi yönetiminde devletten beklediği, kavga ve huzursuzluk değil işini, aşını ve refahını korumasıdır.

• Ekonomik başarı için ön şart hukukun üstünlüğünün hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde sağlanmasıdır. Rekabetçi bir ekonomi ve girişimci dostu bir yatırım ortamı ancak öngörülebilirliğin sağlandığı, kuralların herkese eşit uygulandığı ve mülkiyet hakkının güvence altına alındığı bir ortamda kurulabilir. Bu ise yargının tarafsız, bağımsız, hızlı, etkin ve hepsinden önemlisi evrensel hukuka uygun işlediği hukuk devletinde mümkündür.

• Partimizin ekonomi felsefesi kurulduğu günden beri kurallı serbest piyasa ekonomisi olarak belirlenmiştir. Serbest piyasa ekonomisi, devletin ekonomiye doğrudan ve keyfî biçimde müdahale etmediği, fiyatların arz ve talep tarafından belirlendiği bir yapıdır. Son dönemde ekonomi yönetiminde alınan kararlarla serbest piyasa ilkelerinden uzaklaşılmaktadır. Piyasa ekonomisinde devlet ancak nesnel ve genel kurallar koyarak ve bu kurallara uygunluğu denetleyerek ekonomiyi yönlendirir. Denetim bağımsız, tarafsız ve nesnel ilkelere bağlı olmalı, asla bir baskı aracı ve tehdit unsuru olarak kullanılmamalıdır. Bu çerçevede bankaların mevduat ve kredi politikalarına doğrudan müdahale çözüm getirmez.

• Ekonominin bir boşlukta değil uluslararası bir ortamda seyrettiği de göz önünde bulundurularak AB ile 2016 yılında son aşamaya getirilmiş olan vize muafiyetinin ve Gümrük Birliği revizyonunun bir an önce hayat geçirilmesi ekonomimize yeni bir ivme katacaktır.

• AK Parti’nin ekonomik başarı hikâyesinin önemli bir bileşeni de geçmişte ekonomide kurumsallaşmayı sağlamış olmasıdır. Son dönemde devlet kurumlarındaki görevlendirmelerde ehliyet ve liyakat ölçütleri yerine başka özelliklerin tercih edilmesi, kamu kurumlarında kurumsal hafızanın ve kültürün korunmasını imkânsız hale getiren keyfîliklerin yaşanması kurumsallaşmaya büyük zarar vermiştir.

• Kamu maliyesi milletin devleti yöneten kadrolara emanetidir. Toplumun genelinde son dönemdeki uygulamalarla, kamu yöneticileri hakkında israf ve aşırı gösteriş algısı oluşturan bir manzara sergilendiğini büyük bir üzüntüyle gözlemliyorum. Öte yandan faiz dışı kamu harcamalarında kaydedilen artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan bütçe açığının bir seferlik gelirlerle saklanmaya çalışılması da güveni sarsmaktadır. Kamu harcamalarında şeffaflık ve hesap verebilirlik en güçlü biçimde hayata geçirilmelidir.

• Ekonomi ile ilgili kararlarda açıklanan verilere duyulan güven olmazsa olmaz bir unsurdur. Ne yazık ki son dönemdeki bazı uygulamalar verilere olana güveni sarsmaktadır. Dahası ekonomik verilerin gerçek durumu tam, doğru ve eksiksiz yansıttığına olan güven sarsılınca, piyasada “arka kapı operasyonu” olarak adlandırılan şeffaflıktan uzak yöntemlere başvurulduğuna ilişkin haberler ve spekülasyonlar yayılmaktadır. Bu ise döviz kurlarında ve faizlerde aşırı dalgalanmalara yol açmakta, üreticilerimizin bin bir zahmetle sağladığı kazanç, çalışanlarımızın alın teriyle elde ettikleri gelir bir anda yok olup gitmektedir. Ekonomi yönetiminde dürüstlükten büyük sermaye, itibardan büyük kredi olmaz. Ekonomi yönetiminin işleyişi acilen bu düstur doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır.

• Çözüm enflasyonu kalıcı olarak düşürmek, ekonomide öngörülebilirliği artırmak ve riskleri azaltmak, küresel sermayenin Türkiye’ye güvenle gelip yatırım yapacağı Türkiye’deki yerli sermayenin de dışarı çıkmak için yollar aramak zorunda kalmayacağı bir yatırım ortamı oluşturmaktır. Böyle bir ortamda faizler kalıcı olarak düşer, Türk lirası güç ve itibar kazanır.

Sonuç olarak şunu vurgulamak isterim ki son yıllarda yaşadığımız güçlü meydan okumalar karşısında şimdi yapmamız gereken, zihinlerimizi özgürleştirmek, psikolojilerimizi yenilemek, toplumsal bağlarımızı güçlendirmek ve ortak geleceğimiz konusunda atılması gereken adımları atmaktır. Partimizin yöneticilerini ve ilgili kurullarını bütün bu konuları ve gelecek vizyonumuzu aklı selim ve soğukkanlılıkla değerlendirmeye, partimizin vefakar ve fedakar tabanını umutsuzluğa düşmeden vakur bir duruşla ve sebatla geleceğe hazırlanmaya, kanaat önderlerimizi, aydınlarımızı ve her siyasi kesimden vatandaşlarımızı ortak vicdanımız, ortak aklımız ve ortak irademiz temelinde ortak geleceğimizi belirlemek için omuz omuza vermeye davet ediyorum. Gün devlet aklını, insan onuru ve millet vicdanı ile buluşturma günüdür.”

Ahmet Davutoğlu

Önder Aygün, profile picture
Önder Aygün
Ahmet Davutoğlu bu yazıyı senin gibi profesör olan herkes yazabilir ama şunu unuttun reis ben yokum diyene kadar ona oy vereceğim sende kelimeler ve cümlelerin yerini değiştirmek suretiyle yeni yazılar yazarsınız
4 yrsReport
Serdar Bulut, profile picture
Serdar Bulut
Ahmet Davutogluna hic kizmaniza gerek yok. Adam tpm gercekleri yazmis. Akp kan kaybediyor. Erdogana güven gitgide azaliyor. Ama Erdogan ve Akp be yazikki bunlari görmüyor. Sucu kendinde aramiyor. 17 yildir Devleti yöneten onlar ama suclular hep baskalari. Erdogani eskiden severdin ama kendisini artik hirs, öfke ve kin bürümüstür. Gercekleri göremiyor artik. Akp ve Erdogan kendini bitiriyor maalesef. 4,5 sene sonrada kendilerini toparlayabileceklerini sanmiyorum.
Türkiyeye yeni bir siyasi olusum gerek.
Davutogluna helal olsun, cok zeki ve ileriyi görebilen bir sahsiyet. Akpnin basinda keske sen olsan Ahmet Davutoglu.

Burda koyu akplilerefe seslenmek istiyorum. Olaylari iyi analiz edin ve artik kendinin bir birey olarak düsünmeye baslayin. Erdoganin agziyla konusmayi birakin. Gercekleri görmeye calisin.
4 yrsReport
Hüsrev Kasap, profile picture
Hüsrev Kasap
Zamanında arabamın arka camına sizin resminizi asmış propagandanızı yapmış adamım..Hemşehrimsin..Severim, sayarım..Değerli bir bilim ve siyaset adamısın..Ama Reis Recep Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe sana benden ve bizim aileden ekmek çıkmaz hocamm..!! Hiç farklı hülyalara farklı mecralara dalma.? Yol yakınken iyi düşün.? Başına gelecekleri düşün.? önceki vahim misallerle miletin gözünde rezil olanları düşün..iyi düşün hocammBen halkım hocamm.!!! Yazını okumadım bile okusam ne olacak ben teferruatlara değil..Genel çerçeeveye bakıyorum hocamm..!!!
4 yrsReport
Murat Mirza, profile picture
Murat Mirza
Dava nedir... davaya sadakat nedir... Ahde vefa nedir... Erdoğan ı eleştirmek size mi kaldı o işi yapanlar var zaten... Sizi başbakanlıktan aldığı zaman kafamızda soru işaretleri kalmıştı ama şuan görüyoruzki çok yerinde bir karar vermiş sayın ERDOĞAN.
4 yrsReport
Gülay Çankaya Akın, profile picture
Gülay Çankaya Akın
Ne yazık değil mi? REİSi hep KARDEŞİM dediği adamlar HANÇERLEDİ😡 adınada DEMOKRASİ dediler. Bizim Milletimiz bir fincan kahvenin bile KIRKYIL hatrını sayar sizler bu milletin ne hatrını ne fikrini saydınız Ahiretde hesaplaşırız İnşallah
4 yrsReport
Ziya Çobanoğulları, profile picture
Ziya Çobanoğulları
Reisin seni başbakanlıktan almasına anlam verememiş üzülmüştük Reis haklıymış doğru hamle yapmış.

Erdoğanı Abdülhamid Hanın yalnızlığına terketmeyeceğiz.
Abdullah Gülle kurun parti boyunuzun ölçüsünü alırsınız.
4 yrsReport
Seffan Gönder, profile picture
Seffan Gönder
Suriye politikanızın yanlışlığı 82 milyona fatura edildi. Başbakan oluşunuz sizin bilgi birikiminizin eseri değildi. Kimin gölgesinde o makama çıktığınızı çabuk unutmuşsunuz. Devlet yönetmek sınıfta ders anlatmaya benzemediğini iyi biliyorsunuz. 17 yıldır ülkeyi yöneten birini iğnelerken ahde vefayı unutmamalısınız. Başkanlık sistemi hakkındaki görüşleriniz ne çabuk değişti. Ülkeyi yönetenlerin nasihata değil gerçek dostlara ihtiyacı var.
4 yrsReport
Hasan Çakir, profile picture
Hasan Çakir
Sayın davutoğlu Allah rızası için vatanın milletin için partine sahip çık birak parti kurmayı böyle güç verirsin parti kurarsan uf olursun. Bölme milleti bölme devleti haçlı'nın istediği oyuna gelme. Zaman ego tatmini zamanı değil zaman ilayi kelimetullaha sahip çıkma zamanı
4 yrsReport
Mustafa Can, profile picture
Mustafa Can
Sayın Davutoğlu bu paylaşım çok uzun olmuş. Okuyamayacak kadar cahil olan insanlar sizi eleştiriyorlar. Daha kısa ve güçlü bir propaganda yazısı yazsanız daha iyi olur bence. İnsanları ancak bu şekilde `inandirabilirsiniz` . Yoksa vay vatan haini vay terörist vay olursunuz. Ama eleştiri ve önerilerinizin büyük bir bölümüne katılıyorum.
4 yrsReport
Suat Arıkan, profile picture
Suat Arıkan
Yorumlar bakış analiz düşünceler çok yerinde muhteşem bir anlatış sayın ahmet davutogluna yakışan bir uslupla güzel anlatmış hoca yada yakışan bu iyiki varsınız iyiki sizi tanıdık
4 yrsReport
Mehmet Ertürk, profile picture
Mehmet Ertürk
Yazıdan ziyade yapılan yorumlar çok enteresan! Bu Kişiler muhtemeldir ki Ahmet Davutoğlunun başbakanlığı süresince kendisini en abartılı şekilde yüceltiyorlardı.Bir gün içinde ise rüzgar tamamen ters yönden esmeye başladı.Böyle mi olmalı? Yazı çok güzel.Tam “HOCA” ya yakışan bir yazı olmuş.Hoca’dan beklediğimiz Türkiye siyasi hayatındaki bu yamukluklar ile de araştırma yapması.
4 yrsReport
Aslı Ömer, profile picture
Aslı Ömer
Neden boyle kotu yorumlar yapıyorsunuz? Bır ınsan baglı oldugu partıyı kendı ıcınde elestıremez mı? Elestırı yapmadıkları ıcın bu halde degıller mı? Cok dogru konusmus kotu nıyet aramayın..
4 yrsReport
Nurcan Şahin Alevli, profile picture
Nurcan Şahin Alevli
Neden Erdoğan'ı bukadar çok sevdi bu millet biliyor musunuz?
Dağımızı taşımızı domuzlar, denizlerimizi ahtapotlar, devletimizin heryerini çakallar sarmış. Vura vura öldüremediler. Haalâ ayakta. Bu milleti için ayakta. Topunuzu toplasak bir Erdoğan tırnağı dahi etmezsiniz. Yediniz bitirdiniz adamın başını. 17 senede uçururdu ülkeyi. Gittin Charlie Habdo diye Müslümanları katledenlerin koluna girdin, Suriye'de stratejik derinliğe girdin, Rus uçağını indirdin az daha bizi Amerika'nın mandasına soktun, %41 oy aldın az daha CHP'yi koynumuza soktun. Bir de kalkmış daha haalâ Erdoğan'ı suçluyorsun. Senin gibi zibille bu ülkede. Bir Erdoğan tek başına ne yapsın? Hata yapmaması ve tökezlememesi zaten imkansız sayenizde. İşte bu millet de onu o tökezlediği yerde bırakmadı. Tuttu kolundan kaldırdı. Yaralarını sarmaya çalıştı. Yanından ayrılmadi. Gerginlikten şikayet ediyorsunuz geriyorsunuz. Kutuplaşmadan şikayet ediyorsunuz kutuplaştırıyorsunuz. Uzlaşma diyorsunuz bin tilkiyle pusu kuruyorsunuz. Biz hançerleyelim siz vah bile etmeyin istiyorsunuz. Bu ne iştir arkadaş? Bu millet daha nasıl sarılmasın Erdoğan'a? Gerginlik, kutuplaşma istemeyen, ülkenin kucaklaşmasını, barışmasını isteyen tüm tarafların hatalarını koyar ortaya, hepsini uyarır. Sizin bu yaptığınız ne? Erdoğan'ı bir vuruşta deviremeyeceğini anlayanların 1 puan 1 puandır mantığı ile partiyi eritme çabası gibi geldi bana. FETÖ bile kalkmış FETÖ ile mücadelelerde çok hatalar yapılıyor diye eleştiri getiriyorsa ben onun ülkenin hayrına olduğunu düşünür müyüm? Asla düşünmem. Adamlar kendilerine bile hakaret ederek Erdoğan'a vururken uyarı ve ikazlarının benim nazarımda bir degeri var mı? Tabii ki yok. Elbette FETÖ ile mücadelede çok hatalar var. Biliyoruz
Şurada sayıp döktüğünüz başka hatalarımızı da bildiğimiz gibi... Ama bunu sizin bu şekilde söylemiş olmanızın kıymeti harbiyesi hiç yok.. Siz son başbakan değil, millet CHP ile ittifak girişimlerinizi görünce uyandı da Allah'tan Erdoğan'ın oylarıyla seçilmiş son başbakansınız... Bizim son başbakanımız Binali Yıldırım. Siz ise tam bir hayalkırıklığısınız.
4 yrsReport
Nazım Kaya, profile picture
Nazım Kaya
Ahmet Davutoğlu. Beka sorunu söylemi fitili ateşledi diyorsun yazıklar olsun sana. PKK ya destek verenler yüzünden oldu dedirmediler mi sana FETÖ ile mücadele diyorsun. RUS uçağının düşürülmesi emrini ben verdim dedin. Sonra ortaya çıktı ki TÜRK/Rus krizi çıksın diye emir Okyanus ötesinden gelmiş. Sen neyin hesabını yapıyorsun anlamadık mı sanıyorsun
4 yrsReport
Öztürk Emiroğlu, profile picture
Öztürk Emiroğlu
Sayın eski Başbakanımız ve değerli bilim insanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Bey gibi isimler bu partiden uzaklaştırılmamalı. Aksi taktirde toplumun başka seçeneği yok kimi aday yapıyorsak onu seçmeliler diyen birinin üsttenci bakışı ile parti aşağı gider. Ayrıca her karede olmak için can atan ve bütün sülalesini kendi konumunu kullanarak devletin çeşitli makamlarına yerleştirenler partiyi ele geçirir ve yazık olur bu davaya. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yazıyı dikkate alarak konuyu
değerlendireceğini ümit ve temenni ediyorum.
4 yrsReport
Murat Balci, profile picture
Murat Balci
Sayın Ahmet Davutoğlu bu uzun makalenizi üşenmeden okudum
Bu makalenin tek bir amacı var o'da şudur
Parti Genel Başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı aynı kişide olmaz diyerek partiyi ele geçirmeğe yönelik bir makale
Eğer bu mümkün değilse sözüm ona bu olumsuzlukları bahane ederek ve patates soğana partiyi ve reisi satan bir kısm AK PARTİ'Lİ seçmeni ayartmak ve yeni bir parti kurmaktır vesselam
4 yrsReport
Ömer Azaklı, profile picture
Ömer Azaklı
Hoca yazmıştı yazmış yazmış ta yazmış baktım biteceği yok bıraktım daha doğrusu Tayyibe kızdımda kızdım bu kadar kendinden menkul kimseyi nasıl müşteşar bakan başbakan yaparsın adam tam bir ütopya da yaşıyor. Hırsızın hiçmi suçu yok dedirten tip. Zaten başımıza Suriye konusunda rusya konusunda açtıkları yetmez miş gibi hala akıl dağıyor. Sen aklını kendine sakla çok bilip hiç bişey bilmeyen adam... Devlet adamı dediğin az konuşur çok şey anlatır
4 yrsReport
Altan Gülsoy, profile picture
Altan Gülsoy
Sayın Ahmet Davutoglu Bu kaos yaratılmak istenen ortamda bunu sosyal medyada manifesto olarak yayınlamak size yakışmadı..!(Tespitlerinizin doğruluğu size bu partiye aba altından sopa gösterme yetkisi de vermez)Seçilmiş son Başbakan olduğunuzu yazmışsınız fakat biz Erdoğan sizi seçti diye size oy verdik ve sizi tanıdık.Birde hocam ak partiye ilk kaybı Haziran’da siz yaşatmadınız mı?
4 yrsReport
Latif Can, profile picture
Latif Can
Eminim FETÖ ve diğer şer odakları salyalarını akıtarak avuçlarını ovuşturuyorlardır şimdi. Ulu orta fitne çıkaracağına varsa bir derdin git görüş, kendi içinizde problemleri çözmeye çalışın. Düşmanları sevindiriyorsunuz...
4 yrsReport
Ercan Şenlik, profile picture
Ercan Şenlik
Anlayan anlamayan yorum yazmış.öncelikle anlayanlara canım feda anlamayanlara elveda diyorum.çünkü hocanın sözlerindeki derinliği anlamayacak kadar kapasiteniz yetersiz.onun için ya birine tercüme ettirin ya da belleğinizi arttırın diyorum
4 yrsReport
Fetullah Kadir Şahin, profile picture
Fetullah Kadir Şahin
Hiç Utanmıyorsun değilmi Sen kendin mi başbakan olduğunu sanıyorsun..REİS in sayesinde Başbakan olmuş birisi olarak hep karşı tarafın davuluna tokmak vurmak ne demek ahmet davutoğlu şimdiden bilin CUMHUR İTTİFAKINA karşı duran HERKES YENİLECEK!!!!!
4 yrsReport
Nurcan Şahin Alevli, profile picture
Nurcan Şahin Alevli
Suriye'de bizi soktuğunuz durum, Charlie Habdo'da Müslümanları asla sevmeyenlerle ve birkez bile Müslümanlar için bir araya gelmeyenlerle kolkola girip yürümeniz, Rus uçağının düşürülmesi... Başbakanlık görevinizden aklımda kalanlar.
Şimdi burada 15 sayfalık bir manifesto yayınlayıp uzmanlık mı taslıyorsunuz?
Bakın size ne dicem; bu yazı seçimlerde HDP ile ittifak yapan, dün şehit cenazesine giden, bugün de ilk HDP'liler tarafından ziyaret edilen Kılıçdaroğlu kadar samimi ancak.
Ülkenin kutuplaşmasından endişe eden, kucaklaşma, uzlaşı, ve barış çağrısı yapan bir kişi tüm tarafların hatalarını ortaya koyar ve o şekilde uyarılarını sıralar. Sizin yaptığınız gibi çakallarla bir olup kümese saldırmaz.
Miletin aklıyla dalga geçmeyin eski boşbakan.
Bizim son başbakanımız Binali Yıldırım.
Siz sadece bir hayalkırıklığı olarak anılacaksınız.
4 yrsReport
Efekan Akyol, profile picture
Efekan Akyol
Davut bey siz Almanya ya geldinizde başkanlığa arka kapıdan giriş yapmışdınız orada bekleyen vatandaşlari yani bizi selamlayamadınız bile çünkü biz 50 kişi kadardık orda 600 dan fazla pkklı vardı - 5 derece sizi bekledık size öğle gönül verniştık şimdi burada torunuza anlacak masal yazmişsınız zamanın da kültür bakanı Uğur, Adul latif bunları hatırlayın bunlar nerde şimdi sizde o rollere girmişsiniz çok yazık bu seçimde ne yaptınız bu partı kazansın diye nefisinizin esiri olmuşsunuz daha fazla yazmak istemiyorum...
4 yrsReport
Adem Çevik, profile picture
Adem Çevik
Şöyle bi okudum yarıya kadar geline sıkıldım en azindan davayı ve davanın sahibini tanıyor olmanızdan da memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim yılların verdiği tecrübe ve Prof unvanı almak içinde ne kadar çok okumak gerktigini bir kez daha anladım bu yazımı görür okurmusunuz onuda bilmiyorum ama gözden kaçmayan hususlarda tahminim herkes hemfikirdir Harun as da peygamberdi ama dava Musa as da söz onda onun omuzlarindaydi ikisi yan yana iken hayatlarınida benden daha ii bilirsiniz ki Musa as peltek ti ama siz ise davanın yükü omuzlarına yüklenmiş olana.siyasi entirikalarla sizi saf dışı bıraktığını dahi ima etmişsiniz bi konuşmanızı iii hatırlıyorum hiç bir görevi ben talep etmedim demiştiniz bana verildi bende kabul ettim şimdi işin özü kitap yazmayı bilmediğim için hocam naçizane fikrim mühim olan firavunu yenmek se Musa as kovdugunda dahi yanından ayrılmayan Harun as olun bide şu söylemlerden vazgeçin firavunu seven yokmuydu ki biz hep musa as dan yanayiz unutmayalım ki firavun daha güçlüydü şimdiki yaşadıklarımız a göre velhasıl kelam kibir bazen karşındakini kibirli atfederek yaşanır
4 yrsReport
Haydar Kepekci, profile picture
Haydar Kepekci
Layık olmadığın koltuktan kaldırıldın diye kuyruk acın geçmemiş anlaşılan. Hala makam mevki peşinde koşacağına, Suriye'de can veren masum halkın haline bak Ahmet Efendi. Bu senin eserindir. Senin yalan yanlış dış politikalarının bedelini şu an bütün dünya ödüyor. 2.Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük göç dalgasının yaratıcısısın. Senin gibiler atanarak gelir, atanarak gider. Siyaset sahnesinden uzak dur, otur evinde boş beleş stratejik derinlik safsataları yazmaya devam et. Ne de olsa satın alacak enayi çok bu ülkede !!
4 yrsReport
Adem Demir, profile picture
Adem Demir
Nihayet gerçekleri birisi açıkça yazmış...Teşekkürler DAVUTOĞLU...
4 yrsReport
Ismail Sökmen, profile picture
Ismail Sökmen
Sayın hocam Allah razı olsun, her zaman hakkı ve hakikati savunduğunuz için... İnşaallah bu dava yolunda Allah yar ve yardımcınız olur....
4 yrsReport
Aşkın Keskin, profile picture
Aşkın Keskin
Yazıya söz eden insanlar iyi okuyun adam 2002 den günümüze kadar olan süreci gözler önüne sermiş tüm gerçekliği ile mükemmel ötesi tespitler yapmış böyle bir insan Şuan etkin siyasette Yok yazık !
4 yrsReport
Ishak Paşa, profile picture
Ishak Paşa
Aklı olana paha biçilmez tespitler,aklını satanlara uzun bir yazı...Bu tespitlerin derhal yürürlüğe girmesi gerekir ,aksi halde ikinci anap vakası kaçınılmaz son olur!
4 yrsReport
Adnan Tarik Gunduz, profile picture
Adnan Tarik Gunduz
Yaziyi bastan asagiya okudum... Muhalefetin vatan hainleri ile ortak calismasi, işbirliği yapması, secimlerde oy çalması, PKK teröristleri ve HDP ile işbirliği yapması konusunda tek bir satirin bile olmamasına hiç sasirmadim... Sayin Davutoğlu öyle bir yazmış ki, sanki zatıalileri başbakanlıktan cekildeikten sonra her şey yikilmis gibi bir durumu tasvir etmiş... Davutoğlu senin yerin belli... CHP ye katılmaya ne dersin... Seninle bizim isimiz yok artık...
4 yrsReport
Recent post by Page
Ahmet Davutoğlu, profile picture

Millet İttifakı siyasi koalisyon değil, bir toplumsal barış projesidir.

Play Video
Aslı Karadağ, profile picture
Aslı Karadağ
Tarih seni de yazacak Lawrence
1 mthReport
Syahrial Muhammad Nur Sysped, profile picture
Syahrial Muhammad Nur Sysped
subhanallah 😭😭 Allah'ın verdiği musibet ve imtihan için en derin başsağlığı dilerim.. Hüsnül hatimah ve şehitler ölsün... 😭😭🏠🕌🕋 Günaydın Prof Ahmed Davutouglu. 🙏
1 mthReport
Ahmet Kalkan, profile picture
Ahmet Kalkan
Hocam kaç millet vekilliği aldın
1 mthReport
Abdulvahap Yıldırım, profile picture
Abdulvahap Yıldırım
Partimizin. İlkeleri, Dürüstlük. Doğruluk. Medeniyeti,. Medeni. Siyasettir 1 Adalet, 2 Demokrasi, 3 Refah,. Liyakat, 5 Siyasi Ahlak. GELECEK.
1 mthReport
Neslihan Elif Kök, profile picture
Neslihan Elif Kök
Barış kiminle,hdp ile mi?
1 mthReport
Sabri Gündogdu, profile picture
Sabri Gündogdu
Acaba Başbakanken söylediğin sözlerini şimdi dinlerken ne hissediyorsun çok merak ediyorum
1 mthReport
Erhan Balcı, profile picture
Erhan Balcı
Huzur Güven Bereket Gelecek 🇹🇷
1 mthReport
Arafat Kurt, profile picture
Arafat Kurt
YAŞASIN A.K.P.
1 mthReport
Abdulvahap Yıldırım, profile picture
Abdulvahap Yıldırım
Kamu. Yönetiminde. Yolsuzluk. Olmuyacak,. Rüşvet. Olmuyacak,. Torpil. Olmuyacak,. Dürüst. Yönetim. Olacak,. Enflasyon. Artmiyacak,. Düşecek. Fiyatlar. Artmiyacak,. Fiyatlar. Sabit. Kalacak,. Aziz. Halkın. Gelir. Zenginliği. Artacak,. Dürüst. Kamu. Yönetimi. Olacak.
1 mthReport
Zeki Akbaş, profile picture
Zeki Akbaş
Tarih seni affetmez selo Ahmet
1 mthReport
Ilhan Gün, profile picture
Ilhan Gün
İttifak yok başkan ortada bir dış kaynaklı proje var
1 mthReport
Dursun Özden, profile picture
Dursun Özden
Siz birbirinize ğüvenmiyorsunuz billet size nasıl ğüvensin
1 mthReport
Hasan Acıbadem, profile picture
Hasan Acıbadem
Damara devam sayın cumhur başkanımıza devam
1 mthReport
Uğur Başkan, profile picture
Uğur Başkan
Dönek. Fırıldak
1 mthReport
Sabri Gündogdu, profile picture
Sabri Gündogdu
Onuda satarsınız size bu yakışır
1 mthReport
Adem Dinc, profile picture
Adem Dinc
Söylediğine kendin inaniyorsun
1 mthReport
Sefayi Kul, profile picture
Sefayi Kul
Şahsi cikarlariniz için memleketi satıyorsunuz hainler
1 mthReport
Syahrial Muhammad Nur Sysped, profile picture
Syahrial Muhammad Nur Sysped
Subhanallaah 😭😭 Turut berdukacita atas musibah dan ujian yg Allah berikan.. smg Husnul khatimah dan mati syahid...subhanallah 😭😭 Allah'ın verdiği musibet ve imtihan için en derin başsağlığı dilerim.. Hüsnül hatimah ve şehitler ölsün... Syahrial Muhammad Nur Sysped 68 Bangko Merangin Jambi Sumatera Indonesia 🇲🇨😭😭😭😭🕌🕋🙏 Günaydın Prof Ahmed Davutouglu...I LoVE You 👍🏿👍🏿
1 mthReport
Birol Boz, profile picture
Birol Boz
Kılıçdaroğlunun size dediği kadar varsınız en çapsız Başbakansın demişti köprüyü geçincede göreceğiz sizi bir kagit gibi buruşturup attığını birlikte izleyeceğiz malesef.
1 mthReport
Zafer Saka, profile picture
Zafer Saka
Nedemek
1 mthReport
Reşit Eskihelaç, profile picture
Reşit Eskihelaç
Hadi ordan zibidi
1 mthReport
Hasan Hüseyin Çevirenoğlu, profile picture
Hasan Hüseyin Çevirenoğlu
Dönek
1 mthReport
Yildiz Ertugrul, profile picture
Yildiz Ertugrul
Millet yeterince soyluyor ben bugun susuyum
1 mthReport
Şeref Yılmaz, profile picture
Şeref Yılmaz
Madein amerika
1 mthReport
Hikmet Çelebi, profile picture
Hikmet Çelebi
Helal başkanım
1 mthReport
Huseyin Savaş, profile picture
Huseyin Savaş
Neyin barışı
1 mthReport
Aptoulah Chouseinoglou, profile picture
Aptoulah Chouseinoglou
Allah islah etsin
1 mthReport
Coşkun Başmanav, profile picture
Coşkun Başmanav
Bakacagiz davutoglu
1 mthReport
MAli Acar, profile picture
MAli Acar
O
1 mthReport
Zeki Bozoglan, profile picture
Zeki Bozoglan
Hadi oradan bu millet 14 Mayıs'ta boyunuzun ölçüsünü verecek merak etme
1 mthReport
Ahmet Davutoğlu, profile picture
Play Video
Nurettin Isiker, profile picture
Nurettin Isiker
Allah yardımcın olsun inşallah cumhurbaşkanımıza ve devletimize Amin
1 mthReport
Sultan Selim Şahin, profile picture
Sultan Selim Şahin
Allah'ım en iyisini bilir
1 mthReport
Mesut Tunç, profile picture
Mesut Tunç
Konya'nın gururu s. Genel başkanım
1 mthReport
Nurettin Isiker, profile picture
Nurettin Isiker
Allah devletimizi korusun Amin inşaallah
1 mthReport
Nurettin Isiker, profile picture
Nurettin Isiker
Allah şifalar versin inşallah bütün hastalara şifalar versin
1 mthReport
Aysel Horoz, profile picture
Aysel Horoz
Çıktığınız yolda başarılar diliyorum Allah yar ve yardımcınız olsun kıymetli Genel Başkanım
1 mthReport
Abdullatif Karadeniz, profile picture
Abdullatif Karadeniz
Biz 14 mayısta size gerekli cevabı verecez
1 mthReport
Hurşit Çiftçi, profile picture
Hurşit Çiftçi
Sayın başkanım hayırlı ulsun
1 mthReport
Fatih Duzcu, profile picture
Fatih Duzcu
Ülkenin eski başbakanının geldiği son nokta … yazık valla
1 mthReport
Hasan Kaplanseren, profile picture
Hasan Kaplanseren
Izliyorum başkanım
1 mthReport
Serdar Selçuk, profile picture
Serdar Selçuk
Sizinle gurur duyuyoruz değerli Hocam
1 mthReport
Atilla Atilla Tanin, profile picture
Atilla Atilla Tanin
Her sözün arkasında bir lider sn ahmet DAVUTOĞLU 👋👋
1 mthReport
Paşa Heybetoğlu, profile picture
Paşa Heybetoğlu
Sayın değerli başkanımız Eğile bekliyoruz
1 mthReport
Abdullatif Karadeniz, profile picture
Abdullatif Karadeniz
Allah’ın izniyle reis yeniden başımızda olacak inş
1 mthReport
Serdar Selçuk, profile picture
Serdar Selçuk
Sizinle huzur güven gelecek
1 mthReport
Oktay Parlar, profile picture
Oktay Parlar
Iğdır Aralık ilçesinden Selamlarımla
1 mthReport
Serdar Selçuk, profile picture
Serdar Selçuk
Doğanhisar dan selamlar
1 mthReport
Müfit Yıldız, profile picture
Müfit Yıldız
Yolunuz açık olsun geliyor gelmekte olan
1 mthReport
Mehmet Kılıç, profile picture
Mehmet Kılıç
Hep birlikte Türkiye olacağız huzur güven adalet GELECEK
1 mthReport
Paşa Heybetoğlu, profile picture
Paşa Heybetoğlu
Serok Ahmet Davutoğlu
1 mthReport
Ebubekir Şahin, profile picture
Ebubekir Şahin
Allah her zaman mazlumun yanındadır
1 mthReport
Yaşar Han, profile picture
Yaşar Han
Çok yazık
1 mthReport
Alparslan Sağcan, profile picture
Alparslan Sağcan
HATAYDAN SELAMLAR
1 mthReport
Ramazan Gündoğdu, profile picture
Ramazan Gündoğdu
İzliyoruz
1 mthReport
Fatih Duzcu, profile picture
Fatih Duzcu
😂 komedi yeminle
1 mthReport
Soner Ozgunes, profile picture
Soner Ozgunes
Hayırlı yayınlar diliyorum
1 mthReport
Kemal Cakır, profile picture
Kemal Cakır
Torosların yiğidi sayın Davutoğlu selamlar
1 mthReport
Mustafa Kaya, profile picture
Mustafa Kaya
Mersin Anamur dan selamlar
1 mthReport
Sultan Selim Şahin, profile picture
Sultan Selim Şahin
Allah'ım ıslah etsin
1 mthReport
Muzaffer Doğuz, profile picture
Muzaffer Doğuz
Tiksiniyorum izlerken
1 mthReport
Ahmet Davutoğlu, profile picture

Berat Kandilimiz mübarek olsun.

Ramazan-ı şerifi müjdeleyen Berat Kandili’nin öncelikle afet yaralarını sarmaya çalışan ülkemize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Bu mübarek gecenin kardeşliğimizi güçlendirmeye, huzura vesile olmasını temenni ediyorum.

İsmail Akay, profile picture
İsmail Akay
Berat geceniz mübarek olsun sayın başkanım.
1 mthReport
Mahmod Kiwan, profile picture
Mahmod Kiwan
اليس من المعيب ان تقف الى جانب احزاب علمانية ضد حزب اسلامي سوف يحاسبك الله على ذلك
1 mthReport
Halil Alçay, profile picture
Halil Alçay
Ahmet Davutoğlu saygınlığını kaybetmiştir
1 mthReport
الرائد باسل الرجب, profile picture
الرائد باسل الرجب
المركب الذي يقوده السيد أحمد داوود أغلوا سيصل الى بر الأمان ان شاء الله
Ahmet Davutoğlu🙋‍♂️🍁🌷
1 mthReport
Ilhami Aran, profile picture
Ilhami Aran
Bütün Müslüman alemimizin Berat kandili mübarek olsun saygılarımla
1 mthReport
Cahit Yılmaz, profile picture
Cahit Yılmaz
Allah razi olsun hocam sizden
1 mthReport
Irmak Subaşı, profile picture
Irmak Subaşı
Hangi başkan
1 mthReport
Sedat Dagdeviren, profile picture
Sedat Dagdeviren
Masadan çekilirsen huzur getirecgi kesin
1 mthReport
Salih Akkaya, profile picture
Salih Akkaya
Allah razı olsun.
Berat sizlerden Kandilimiz mübarek olsun.
🤲🤲🤲🇹🇷💓🕌🕋
1 mthReport
Mehmet Kıroğlan, profile picture
Mehmet Kıroğlan
Amin ecmain hayırlı kandiller olsun inşallah sayın genel başkanım
1 mthReport
Ertuğrul Taş, profile picture
Ertuğrul Taş
Sizlerinde mübarek olsun hocam
1 mthReport
Hüsamettin Köni, profile picture
Hüsamettin Köni
Sattınız guzelım vatanımızı ama biz ınsallah millet olarak izin vermicez RTE Yİ YANLIZ BIRAKMICAZ
1 mthReport
Güven Akdağ, profile picture
Güven Akdağ
Allah bu güzel gecenin yüzü suyu hürmetine sizleri islah eyler inşallah
1 mthReport
Cafer Egemen, profile picture
Cafer Egemen
Doğru ülke afet yarasını sarıyor sizde secim dersindesiniz düşüncesindeyim....
1 mthReport
Selma Bayrakdar, profile picture
Selma Bayrakdar
"Bu Gecenin Duası
"Doksan dokuz adının hürmetine, içimizden geçenleri hayırlısıyla bize nasip et
ALLAHIM. "
Dualarda buluşmak dileğiyle..🤲
Berat kandiliniz mübarek olsun Başkanım
1 mthReport
Esat Yıldız, profile picture
Esat Yıldız
Bana mesaj gönderme Davutoğlu Konya'ya geldiğinde ilk işim yüzüne tüküreceğim kendin dediydin hatirla
1 mthReport
Saliha Demirtaş, profile picture
Saliha Demirtaş
Senin de kandilin mübarek olsun vatan Sevdalım Allah'ım herkese hidayet eriştirsin birlik beraberlik nasip etsin inşallah amin
1 mthReport
Osman Nayir, profile picture
Osman Nayir
Sizinde kandiliniz mubarek olsun, hemşerim.
1 mthReport
Ismail Ünal, profile picture
Ismail Ünal
Senin kandilin mübarek olmasin
1 mthReport
Tahsin Akıl, profile picture
Tahsin Akıl
Amin inşallah gecemiz mübarek olsun.Allahım daimi bu günlere çıkarsın inşallah.
1 mthReport
Mustafa Yazici, profile picture
Mustafa Yazici
Hayırlı kandiller
1 mthReport
Latif Özetci, profile picture
Latif Özetci
Hayırlı kandiller
1 mthReport
Kamil Aker, profile picture
Kamil Aker
Hayırlı kandiller dilerim
1 mthReport
Mehmet Özel, profile picture
Mehmet Özel
Amin başkanım Allah razı olsun tüm milletimize hayırlar getirir inşallah.
1 mthReport
Kemal Cakır, profile picture
Kemal Cakır
Sizlerin Regayip kandiliniz mübarek olsun sayın Başbakanımız Duvutoglu
1 mthReport
Başiskele İlçe Başkanlığı, profile picture
Başiskele İlçe Başkanlığı
Amin cümlemize başkanım
1 mthReport
Irfan Noras, profile picture
Irfan Noras
Hayırlı kandiller Başkanım
1 mthReport
Ali Kirik, profile picture
Ali Kirik
Baban hayatta olsa evlatlıktan redderdi
1 mthReport
Tūlay Çakmak, profile picture
Tūlay Çakmak
Hayırlı kandiller Başkanım
1 mthReport
Kamil Aker, profile picture
Kamil Aker
Amin başkanım
1 mthReport
Related Pages
69K likes this
- 2018 Cumhurbaşkanı Adayı
- Genel Başkan
- Genel Başkan Yardımcılığı,
- Genel İdare Kurulu Üyeliği,...
2M likes this
T.C. Cumhurbaşkanlığı kurumsal resmî Facebook sayfasıdır.
348K likes this
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı
See More